Neden Kavga Ediyoruz!

Büyük Kavga
Paylaş
 

Hayatımızın büyük bir bölümünde annemizle, babamızla, eşimizle, çocuklarımızla, kardeşlerimizle, sevgilimizle, arkadaşlarımızla hatta kendimizle bile kavga etmekten geri durmuyoruz. ” İnsan, tam ortasından yarıya bölünecek olsa,sağ yanı hemen sol yanıyla yatıştırılamayacak bir kavgaya tutuşur.” diyor Wolfgang Van Goethe. Neden peki? Problemimiz, derdimiz bizi anlaşmazlığa düşüren sebep nedir? Konuşarak çözemediğimiz şeyleri kavga ederek çözebiliyor muyuz?

 Kavganın tarihi Kabil ile başlayıp bugüne kadar geliyor. Kabil, kardeşi Habil’i kıskandığı, onun kurbanının kabul edilmesini çekemediği için öldürüyor. Kur’an-ı Kerim’de bu olay şu ayetle anlatılır. ” Habil ve ağabeyi Allah’a birer kurban sunmuşlardı. Kabil, kendi kurbanı Allah tarafından kabul edilmediği için kardeşini öldürmeye karar verdi. ” (Maide Suresi, 27-32)

Biz de kardeşlerimizi küçük yaşlarda kıskanmazmıydık. Tabii ki kıskanırdık ona bizden daha iyi bir oyuncak veya elbise alındığı, o daha çok övüldüğü, daha başarılı olduğu için kıskanırdık. Büyüdüğümüzde onların başarısı, sahip oldukları, yakışıklı yada güzel oluşu, işi, okulu hepsi bizim için gurur kaynağı olur. Yani kardeşle kıskançlık kavgası bir dönemi kapsıyor daha sonra biz büyüyoruz, kavgalarımızda büyüyor ve sonuçları değişiyor. Evet büyüyoruz, artık kardeşimizin oyuncağını bozmuyoruz, ergen dönemlere geliyoruz. Bu dönemler düşünmeden hareket etmede en üst seviyelere ulaşıyoruz. Hırçınlıklar, fiziksel kavgalar, anne ve babaya kötü davranma, hayatın sokakta güzel olduğunu düşünme, ölmek isteme, evden kaçma teşebbüsleri vs. birçok olay yaşıyoruz. Kızlar bu dönemde daha çok anneleriyle, erkeklerde babalarıyla kavga ediyor. Ben bu dönemler ailelerin sert tavır takınmalarından çok, yönlendirici olmaları gerektiğini düşünüyorum. Karakterimizde büyük öneme sahip bu dönemde anne ve babalar; çocuklarıyla kavga ederek, baskı kurmaya çalışarak,katı kurallar koyarak hiç bir olumlu sonuca ulaşamazlar. Olacak olan ya isyankar, kavgacı bir evlat yada ezik, pasif, hiç bir işini kendi halledemeyen korkak bir evlat yaratmak olur. Ama ne dersek diyelim insanın doyumsuz hep daha fazlasını ister taviz verirsin daha çok ister onun için sınırı ayarlamak önemli. Anne ve babalar ergenlik dönemlerini en iyi şekilde atlatmalarında çocuklarına kavgasız bir ortamda yardımcı olmalılar..

Aile Kavgasının Çocuğa Etkisi

Aile Kavgasının Çocuğa Etkisi

Zaman hızlı geçti deriz, oysa o zamanlar hiç geçmiyor gibiydi. Büyüyoruz ve değişiyoruz, değişmeyen tek şey değişimdir derler ya yalan, o tek şey kavga. Kavga hep aynı yerde kalıyor sadece tarafları değişiyor. İnsan sevdiği insanla niye kavga eder ki, niye olur olmadık sebeplerden onu üzer, neden hiç düşünmez. Eline geçecek olan tek şey can sıkıntısı, stres, mutsuzluk olduğu halde gerek var mı kavgalara da, hem kendimizi hem sevdiğimizi üzüyoruz. ” Bir kavgaya sudan sebeplerle katılanların, sudan sebeplerle ayrılıvermeleri olağandır.” Montaigne. Düşünebilse insan biz ne yapıyoruz diyebilse, görecek ne kadar basit sebeplerden kavga ettiğini.

Tartışma olur elbette ama kavgaya dönüşmeden bitirebilmek gerek. ” Biraz açıklama, biraz bağışlama, biraz da sabır, son bulur kavga.” Mary. H. Waldrip. Kimin ne zaman öleceğinin belli olmadığı bu  kısacık fani hayatımızda kavgalarla zaman kaybediyor. Çevremizde olup bitenleri görmüyor ve birbirimizi yeyip bitiriyoruz. Kavga ederken istemsiz hareketlerle sonradan pişman olacağımız şeyler yapmamız kaçınılmaz olabiliyor.

Sevdiklerimizi üzüyoruz, mutsuz ediyoruz. Kardeşimizi, annemizi babamızı kırıyoruz. Kendimizde üzülüyoruz, hayatımızın akışı bozuluyor, huzurumuz kaçıyor. Gerek yok bunlara, belki bir daha göremeyiz birbirimizi, son bir defa sarılamayız, özür dileme şansımız olmaz. Çevrenizdeki insanları kırmayın, hayata birde böyle bakın.

Bu yazı 1557 kere okundu.
  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak